User Tag List

+ Cevap Ver
8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Milli Eğitim Bakanlığı Kaldırdı DİYANET DE KALDIRACAK

  1. #1
    karesi beyliği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Yeni Üye Bir Dost
    Üyelik tarihi
    25.August.2015
    Mesajlar
    284
    Konular
    167
    Thanked
    7
    Mentioned
    0 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2

    Milli Eğitim Bakanlığı Kaldırdı DİYANET DE KALDIRACAK

    Milli Eğitim Bakanlığı Kaldırdı
    DİYANET DE KALDIRACAK
    Hainliğin HİKAYESİ:
    ........ KUTLU DOĞUM HAFTASI
    Ülkemiz, 15 Temmuz 2016’da tarihinin en büyük ihanetlerinden, darbe girişimlerinden, kalkışmalarından birini yaşadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey’in vakarlı duruşu, gayreti, milletin müdahalesi ile muhtemelen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yapılmak istenen bu ölüm vuruşu engellendi.

    Bu tarihten sonra Fetö belasının ne menem bir şey olduğu, on yıllardır ülke içerisine soktukları fitneler daha rahat dillendirilmeye başlandı.

    Şurası muhakkak ki Fetö en fazla, dini kullanmıştı. Ancak onun çok açık bir emeli daha vardı. Dini bir taraftan kullanırken diğer taraftan bozmak, içini boşaltmak ve Müslümanları Hıristiyanlaştırmak! Diyalog hareketinin bu manaya geldiğini bugün artık Fetö militanlarının dışında anlamayan yok gibidir.

    Diğer taraftan bu örgütün dinin pek çok noktasına öldürücü vuruşlar yaptığı da malumdur. Hutbelerden “İnned dine indallâhil İslam” (Allah katındaki tek din İslam’dır, Al-i İmran 19) ayetinin çıkarılması, Kur’an-ı Kerim’in bozuk meallerinin yaygınlaştırılması, Kelime-i şehadetle oynanması, iman esaslarının sarsılması, camilerin sıra ve masalarla donatılması gibi…

    Bunlardan biri de “Kutlu Doğum Haftası” projesi idi. Bu durumu son beş senedir TV programlarında dile getirmiştim. Ne üzücüdür ki 14 Nisan 2017 Cuma hutbesinde Diyanet bu projenin kendilerine ait olduğunu ifade etti. Gerçek böyle miydi? Yoksa hâlâ Diyanet’te bu bozuk uygulamaya devam etmek için direnen bir grup mu bulunmakta?

    Öncelikle bu uygulama nasıl başlatıldı?

    Kutlu Doğum Haftası, Prof. Dr. S. Hayri Bolay’ın teklifi ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında başlatıldı. Bu projenin şifresini ise bugün Fetö’den tutuklu bulunan Mümtaz’er Türköne vermektedir. Türköne kendisinin de Türkiye Diyanet Vakfı’nda Yayın Kurulu üyesi olarak görev yapmaya başladığı dönemde, kurul başkanı Prof. Dr. S. Hayri Bolay ile birlikte altı kişilik bir kurulun aldığı karar ile ortaya çıktığına işaret etmiştir.

    İlk çıktığında kimsenin dikkatini çekmemiş ve rahatsızlık meydana getirmemişti. Zira eskiden olduğu gibi hicri takvime göre kutlanıyordu. Ancak Fetö zihniyetinin planları devam ediyordu. Kısa bir süre geçmeden Türk milletinin kalbini sızlatacak girişimler başlayacaktı. Nitekim öncelikle 1994 yılından itibaren, diğer dini günlerin aksine miladi takvime göre kutlanmaya başlandı. Oysa Osmanlı Devleti’nde de olduğu gibi asırlardır Mevlid kandili, diğer kandil günlerinde olduğu gibi Hicri takvime göre kutlanırdı.

    Artık Fetö projesini istediği gibi yönlendiriyordu. “Kutlu Doğum Haftasını” bütün illerde düzenlenen panel ve konferanslar ile genişletmeye başladılar. Bir Fransız akademisyenin önerisiyle her yıl farklı gündem ile Peygamberin anlatılmasının uygun olacağı vurgulandı ve bu uygulamaya geçildi. Programlarda neredeyse Peygamber Efendimiz hiç konuşulmuyor güya insanlık idealleri işleniyordu. Şefkat, merhamet, güven, itimat gibi konulara yer veriliyor “evrensellik” mesajları konuşuluyordu.

    Bu arada Diyanet ve İlahiyat camiaları onların girdabına kapılmış gidiyorlardı. Abant toplantıları, KutluDoğum uygulamaları hep onların paralel projeleriydiler.

    Öyle ki Kutlu Doğum Haftası’nın son günü F.G.’nin doğum tarihi (27 Nisan 1941) ile çakıştırılmış ve bu durum ayrı bir tepki meydana getirdiğinden 2008 yılından itibaren etkinlik tarihi bir hafta öne alınmıştı. 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesiyle okullarda dahi Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri düzenlenmeye başladı.

    Etkinlikler çerçevesinde neler yapılıyordu?

    18 Nisan 2008 tarihli Zaman Gazetesinde Kutlu Doğum haberleri şu şekildeydi: “Vâizelerden Kutlu Doğum Konseri”.

    “İstanbul Müftülüğü Türk Tasavvuf Musikisi Kadınlar Korosu, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle özel bir konser verdi. Koro elli kişilikti. Peygamber sevgisini ilahî ve kasidelerle anlatan kadın korosu izleyenler tarafından büyük ilgi görmüştü. Konserde duygulu anlar yaşayan İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, başörtülü bayanların konser vermesinin medya tarafından eleştirilmesinin çok yanlış olduğunu söylemişti. Çağrıcı, “Dininin buyruğu olarak giyinmiş başörtülü kadınların konser verdikleri için eleştirilmeleri çok büyük haksızlık…” diye konuşmuştu. Müftülük kadınlar korosu, sınavla alınmış ve özel olarak yetiştirilmiş elli vaize ve Kur’an Kerim hocası kadından oluşuyormuş.

    Diyanet şu soruya cevap vermelidir. Kadınlarımıza dinlerini öğretecek kadrolu vaizeler mi almaktadır? Yoksa hanendeler mi?

    İstanbul’un ilk ve tek bayan müftü yardımcısı Kadriye Erdemli’de fetva makamında yeni içtihatlar yapmaktan geri kalmıyordu. Müziğin İ̇slâm’ın her alanında var olduğunu belirten Kadriye Erdemli, “Ezan zaten kendi başına müzikli bir tebliğdir” demekteydi.

    Acaba tefsirler, hadisler, mezhep imamları ve fetva mecmuaları bu konuda neler söylüyordu. Bayan Erdemli bunları hiç okumuş muydu? Bu âlimler hakkındaki fikirleri neydi?

    Diğer taraftan 2013 yılı Kutlu Doğum Haftası kapsamında; Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü, Eskişehir Müftülüğü ve Fetö mensuplarınca teşekkül ettirilen Yusev, Esed, Edimder ve Emeder dernekleri tarafından “Eskişehir O’nu Okuyor” adlı kitap okuma yarışması düzenlenmişti. Bu yarışma için öğrencilere ve vatandaşlara binlerce ücretsiz siyer kitabı dağıtılmıştı.

    Yarışmada lise öğrencileri, Dr. Reşit Haylamaz’ın “Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı Efendimiz” isimli siyer kitabından sorumlu tutuldular. Bu kitabın 252. sayfasında “Hazreti Peygamber’e iman etmenin, Müslüman olmanın zorunlu bir unsuru olmadığı” inancı işleniyordu. Şöyle ki:

    “Ancak O’nun hedefi, öncelikle bütün insanları rahmet ve şefkatle kucaklayıp, ümmeti arasında da kelime-i tevhidin ikinci yarısını söylemekten kaçınarak kendisini kabul etmese bile La ilahe illallah diyen herkesi buraya getirmekti. Çünkü O (s.a.v), Kim La ilahe illallah derse cennete girer buyuracaktı”.

    Tepkiler üzerine pek çok ilde Milli Eğitim Müdürlükleri ve müftülükler yarışmadan çekildiğini açıklamıştı.

    Yine Diyanete soruyorum: Bütün bunlar sizin isteğiniz ve projeniz mi idi?

    Kutlu Doğum haftasında aynen Türkçe Olimpiyatları gibi şarkılı türkülü organizasyonlar ile bir karnaval havası estirilmeye başlanmıştı.

    En güzel organizasyonu biz yaptık demek için çabalar gösteriliyordu. Bid’ata, harama davetler vardı. Kadın-erkek karışık sazlı dümbelekli peygamber anılması başlamıştı.

    2011 yılında orkestra eşliğinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Bey’in katılımıyla gerçekleştirilen “Mevlit Kantat Promiyeri” ise rezaletin ne noktaya geldiğini işaret ediyordu.

    Kutlu Doğum ile Fetö’nün asıl maksadı neydi?

    Onlara göre üç şeye inanan Müslüman olur ve Müslümanlık dairesi içinde kalır:

    Allah inancı, Ahiret inancı ve Küresel değerlere iman!

    Dikkat edilirse Kutlu Doğum konuşmalarının hep küresel değerlere imana getirdiği görülecektir. İmam Hatip Lisesi akaid kitaplarında “Küresel değerler tartışmasız olacak” denilmektedir. Küresel değer olarak tartışmasız olmasını istedikleri kavramları, kutlu doğum programlarında insanların şuur altlarına işlediler. Bir manada gençlere dini inancını buna göre düzelt demek istiyorlardı. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i şerifleri küresel değerler adına feda edilmektedir.

    Hiç karşı gelen olmadı bu olanlara. Çünkü insanlar ehlileştirildi. Sürekli cereyan eden uygulamalar karşısında insanlar duyarsız hale getirildi. Transparan elbiselerle defile oluyor, birileri çalıyor, birileri de salavat söylüyordu. Aynı insanlar neredeydi? Kutlu doğum programlarındaydı.

    Yine diyanete soruyorum bu olanlara bir kez olsun karşı geldi mi? Bir bildiri yayınladı mı? Hayır. Sessiz kaldıklarına göre demek ki tasvip ediyorlar.

    Diyanetin sendikası “kutlu doğum diye bir şey yoktur, bu bidattir” diye kitapçık hazırlayıp dağıtmıştı. Bunu da mı inkâr edecekler?

    Dikkat edin! Milli Eğitim Bakanlığı yerinde bir kararla kutlu doğum programlarını kaldırdı. Fakat Diyanet ve İlahiyat camiası nedense direnmektedir.

    Direnme bir yana 25 yıldır Gülen örgütü içinde yer alan Prof. Dr. Ahmet Keleş Bey “Kutlu Doğum Haftası Fetö projesidir” diyerek itirafta bulunurken Diyanet sahiplenmeye çalışmaktadır.

    Diyanet bütün bunlara rağmen Kutlu Doğum Haftasını kendi projesi görüyorsa biz de Diyaneti bütün bu organizasyonların sahibi olarak görmekten ve Fetö’nün bütün icraatlarının hamisi bilmekten başka bir şey yapamayacağız.

    Zira biz bunu sadece bir Fetö projesi olarak gördüğümüz için değil İslam’ı bozan, İslam’ı yıkan, dinin içini boşaltan, dini yozlaştıran, Peygamber Efendimizi anmak ve anlatmak için değil onu hakiki anlamaktan uzaklaştıran sinsi bir plan olarak görmekteyiz.

    Yirmi sekiz yıllık Kutlu Doğum Haftası uygulamaları da bunun ispatından başka bir şey değildir!

    Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil

    19.04.2017

  2. #2
    karesi beyliği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Yeni Üye Bir Dost
    Üyelik tarihi
    25.August.2015
    Mesajlar
    284
    Konular
    167
    Thanked
    7
    Mentioned
    0 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2

  3. #3
    karesi beyliği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Yeni Üye Bir Dost
    Üyelik tarihi
    25.August.2015
    Mesajlar
    284
    Konular
    167
    Thanked
    7
    Mentioned
    0 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2
    ELHAMDÜLİLLAH
    Teşekkürler İhlas Medya
    Teşekkürler Sayın Numan Kurtulmuş bey
    Yazıklar olsun Dinihaber münafık fitne sayfası
    İmam Rabbani Hazretlerinin yolundakiler haklıydılar zafere kavuştular bir büyük yanlıştan bu milleti kurtardılar

  4. #4
    karesi beyliği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Yeni Üye Bir Dost
    Üyelik tarihi
    25.August.2015
    Mesajlar
    284
    Konular
    167
    Thanked
    7
    Mentioned
    0 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2
    Peygamber efendimiz ve Eshab-ı Kiram efendilerimiz "Mevlid Gecesi" ne yani "Rebiülevvel" in 12.ci gecesine kıymet verirlermiş. Nisan ayına değil..
    1980-90 dan bu yana Nisan ayında programlanan "Kutlu doğum" bid'atini meşru gösterme çabası içerisinde olan malum güruha ithaf olunur!
    "Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde Eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebu Bekir de, halifeyken, Eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin doğumundaki olağanüstü hâlleri konuşurlardı. Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutmak iyi olur, sevab olur. İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hazret-i Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Hatta Mevlid gecesi Kadir gecesinden de kıymetlidir diyen âlimler de vardır.

    Tam ilmihal seadet-i ebediyye

  5. #5
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Dost Bir Dost
    Üyelik tarihi
    31.December.2015
    Mesajlar
    924
    Konular
    614
    Thanked
    11
    Mentioned
    3 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2
    Peygamberin anılması bazılarına fena batmış.

    Eee normaldir, kutlu doğum haftasında Peygamber anlatılıyor, kuran okutuluyor, SAADETİ EBEDİYE okutulsa bunlar olmazdı!!

    Numan kurtulmuş KDH kaldırılacak dememiş, boşuna sevinmeyin

    Diyanetin kutlu doğumu kaldıracağına dair tek bir kelime, tek bir ima dahi yokken DİYANET DE KALDIRACAK diye açıkca yalan söylüyorlar, bu kadar reziller, bu kadar hainler bunlar.
    Konu redyellow tarafından (27.April.2017 Saat 07:41 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Dost Bir Dost
    Üyelik tarihi
    31.December.2015
    Mesajlar
    924
    Konular
    614
    Thanked
    11
    Mentioned
    3 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2


    Doğum tarihi iddiaları desteklemiyor

    Kutlu Doğum Haftası’nın FET֒nün projesi olduğunu ileri sürenlerin en büyük dayanak noktası, etkinliklerin Fethullah Gülen’in doğum gününe denk geldiği iddiası. Ancak Gülen’in gerçek doğum tarihi bunu doğrulamıyor. Ankara Başsavcılığı’nın hazırladığı darbe iddianamesinde Gülen’in doğum günü ile ilgili bilgilerin yanlış olduğu belirtildi. Buna göre, resmi doğum tarihi ‘27 Nisan 1942’ olan terörist başı, Edirne’de görev aldığı yıllarda vaiz sıfatıyla memur olmaya yaşı yetmediğinden mahkemeye başvurarak doğum tarihini ‘27 Nisan 1941’ olarak değiştirdi. Ancak buna rağmen sohbetlerinde doğum tarihini hep ‘11 Kasım 1938’ olarak dile getirdi. Peygamber Efendimiz’in doğum tarihi, hicri takvimde 12 Rebiü’l evvel, Miladi Takvim’de ise 20 Nisan olarak geçiyor. 1989 yılında başlayan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri de bir dönem hicri tarih, bir dönem de miladi takvim esas alınarak gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007 yılında bir genelge ile Kutlu Doğum etkinliklerinin 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılmasını kararlaştırdı.
    Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Said Yazıcıoğlu da Kutlu Doğum’un FET֒yle bir ilgisinin bulunmadığını kaydederek, şunları söyledi: “O zaman Diyanet Vakfı’nın yayın kurulu vardı. Başkanı Süleyman Hayri Bolay’dı. O kurul oturdu, ‘nasıl yapalım’ diye böyle bir proje hazırladı. Onlar böyle bir projeyi hazırlayınca ben de o proje karşı çıkamadım. Doğru, güzel yapılmıştı. Onay verdik. Açılışına da katıldım, konuşmalar da yaptım. Gülen’le ne alakası var bu işin? Diyanet Vakfı Yayın Kurulu’nun hazırladığı bir projedir. Sonra FETÖ alternatif bir şeyler yaptı.”
    "Haftayı kirletmeye çalıştılar"
    Konuyla ilgili açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kutlu Doğum’la ilgili ortaya çıkan tartışmaların kendilerini çok yaraladığını söyledi. Kutlu Doğum Haftası’nı FET֒yle ilişkilendirmenin, 15 Temmuz gecesinde salalarıyla darbeyi bastıran bütün Diyanet camiasına atılabilecek en kötü iftiralardan bir tanesi olduğunu belirten Görmez, bu iddiayı ortaya atanların FETÖ tutuklusu bir yazarın yalan-yanlış bir yazısını dayanak yaptığını dile getirerek, “Diyanet’e, bu haftayı başlatan Diyanet İşleri Başkanı’na sormadan, bunların hiçbirisiyle konuşmadan, sadece bir köşe yazarının yalan-yanlış bir beyanına dayanarak bu haftanın FETÖ tarafından icat edildiğini, daha da vahimi, o ihaneti bu topluma yapan insanın doğum gününü kutlamak için bunu kullandıklarını, Diyanet’i de alet ettiklerini iddia etmeyi, bir idrak tutulmasıyla izah edebilirim. Bunu kabul etmek asla mümkün değildir. FETÖ dinin her boyutunu kirletmeye kalkıştığı gibi, bu haftayı da kirletmeye kalkıştı” dedi.


  7. #7
    manifesto - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Süper Moderatör Bir Dost
    Üyelik tarihi
    06.November.2014
    Yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    2,006
    Konular
    1021
    Thanked
    40
    Mentioned
    6 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    10
    Alıntı redyellow Nickli Üyeden Alıntı Üye olmadan linkleri göremezsiniz üye olmak için hemen tıkla! Click here to register]


    Doğum tarihi iddiaları desteklemiyor

    Kutlu Doğum Haftası’nın FET֒nün projesi olduğunu ileri sürenlerin en büyük dayanak noktası, etkinliklerin Fethullah Gülen’in doğum gününe denk geldiği iddiası. Ancak Gülen’in gerçek doğum tarihi bunu doğrulamıyor. Ankara Başsavcılığı’nın hazırladığı darbe iddianamesinde Gülen’in doğum günü ile ilgili bilgilerin yanlış olduğu belirtildi. Buna göre, resmi doğum tarihi ‘27 Nisan 1942’ olan terörist başı, Edirne’de görev aldığı yıllarda vaiz sıfatıyla memur olmaya yaşı yetmediğinden mahkemeye başvurarak doğum tarihini ‘27 Nisan 1941’ olarak değiştirdi. Ancak buna rağmen sohbetlerinde doğum tarihini hep ‘11 Kasım 1938’ olarak dile getirdi. Peygamber Efendimiz’in doğum tarihi, hicri takvimde 12 Rebiü’l evvel, Miladi Takvim’de ise 20 Nisan olarak geçiyor. 1989 yılında başlayan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri de bir dönem hicri tarih, bir dönem de miladi takvim esas alınarak gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007 yılında bir genelge ile Kutlu Doğum etkinliklerinin 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılmasını kararlaştırdı.
    Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Said Yazıcıoğlu da Kutlu Doğum’un FET֒yle bir ilgisinin bulunmadığını kaydederek, şunları söyledi: “O zaman Diyanet Vakfı’nın yayın kurulu vardı. Başkanı Süleyman Hayri Bolay’dı. O kurul oturdu, ‘nasıl yapalım’ diye böyle bir proje hazırladı. Onlar böyle bir projeyi hazırlayınca ben de o proje karşı çıkamadım. Doğru, güzel yapılmıştı. Onay verdik. Açılışına da katıldım, konuşmalar da yaptım. Gülen’le ne alakası var bu işin? Diyanet Vakfı Yayın Kurulu’nun hazırladığı bir projedir. Sonra FETÖ alternatif bir şeyler yaptı.”
    "Haftayı kirletmeye çalıştılar"
    Konuyla ilgili açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kutlu Doğum’la ilgili ortaya çıkan tartışmaların kendilerini çok yaraladığını söyledi. Kutlu Doğum Haftası’nı FET֒yle ilişkilendirmenin, 15 Temmuz gecesinde salalarıyla darbeyi bastıran bütün Diyanet camiasına atılabilecek en kötü iftiralardan bir tanesi olduğunu belirten Görmez, bu iddiayı ortaya atanların FETÖ tutuklusu bir yazarın yalan-yanlış bir yazısını dayanak yaptığını dile getirerek, “Diyanet’e, bu haftayı başlatan Diyanet İşleri Başkanı’na sormadan, bunların hiçbirisiyle konuşmadan, sadece bir köşe yazarının yalan-yanlış bir beyanına dayanarak bu haftanın FETÖ tarafından icat edildiğini, daha da vahimi, o ihaneti bu topluma yapan insanın doğum gününü kutlamak için bunu kullandıklarını, Diyanet’i de alet ettiklerini iddia etmeyi, bir idrak tutulmasıyla izah edebilirim. Bunu kabul etmek asla mümkün değildir. FETÖ dinin her boyutunu kirletmeye kalkıştığı gibi, bu haftayı da kirletmeye kalkıştı” dedi.

    red, kutlu doğum haftasını unut. Ben bu haberi yazınca bana tepki vermiştin bak Erdoğan kutlu doğum haftasında konuşuyor falan demiştin. Erdoğan OY İÇİN her şeyi yapar ta ki BAŞKAN seçilinceye kadar tıpkı M.Kemal'in iktidarı ele geçirene kadar hocalarla el açıp dua etmesi gibi. İktidarı tamamen ele geçirdikten sonra gerçek yüzünü millet gördü.
    Her şeyi zamanla öğreneceksiniz ama zamanı geçmiş olacak.
    Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı koyamaz. VİCTOR HUGO

  8. #8
    redyellow - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
     OFFLİNE 
    Dost Bir Dost
    Üyelik tarihi
    31.December.2015
    Mesajlar
    924
    Konular
    614
    Thanked
    11
    Mentioned
    3 Post(s)
    Tagged
    0 Thread(s)
    Tecrübe Puanı
    2
    Alıntı manifesto Nickli Üyeden Alıntı Üye olmadan linkleri göremezsiniz üye olmak için hemen tıkla! Click here to register]
    red, kutlu doğum haftasını unut. Ben bu haberi yazınca bana tepki vermiştin bak Erdoğan kutlu doğum haftasında konuşuyor falan demiştin. Erdoğan OY İÇİN her şeyi yapar ta ki BAŞKAN seçilinceye kadar tıpkı M.Kemal'in iktidarı ele geçirene kadar hocalarla el açıp dua etmesi gibi. İktidarı tamamen ele geçirdikten sonra gerçek yüzünü millet gördü.
    Her şeyi zamanla öğreneceksiniz ama zamanı geçmiş olacak.
    Niye unutayım ki?

    Ben münecccim değilim, fi tarihinde şu olacak diye hüküm veremem, ben şu ana göre karar veriyorum.

    Kutlu doğum haftısı feto projesi diyen yalancı bir alçaktır.

    Kutlu doğum haftası fetönün doğum günü diyen yalancı bir ahlaksızdır.

    Bunu da her zaman söyledim, söylemeye de devam edeceğim.

    Kutlu doğum haftasını ilerde kaldırsalar bile (ki ben buna ihtimal vermiyorum) benim görüşüm hep bu yönde olacaktır.

    Kutlu doğum haftasından ancak sahtekar ihlascılar ve Hazreti Peygamberin (sav) anlatılmasından rahatsız olan hainler gocunur.

    Gerisi hikayedir.

+ Cevap Ver

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.February.2017, 16:15
  2. Türkiye vetoyu kaldırdı, İsrail NATO'da
    By manifesto in forum Türkiye ve Dünya Gündemi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.May.2016, 22:55
  3. Milli eğitim müdürü AKP'ye oy istedi
    By eyyubi in forum Siyaset Meydanı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.October.2015, 17:27
  4. MEB Dershanelerle ilgili Hukuksuz Genelgeyi Kaldırdı
    By eyyubi in forum Türkiye ve Dünya Gündemi
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.September.2015, 13:46
  5. Fildişi Eğitim Bakanlığı'ndan Erdoğan'a cevap
    By eyyubi in forum Türkiye ve Dünya Gündemi
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.February.2015, 10:21

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •