Hac suresi 1-10 ayetleri bilgisiz, delilsiz tartışanlara uyarı yapmaktdır.
22/1. Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin zelzelesi müthiş bir şeydir!

“İttika”, Allahü teâlânın emirlerine imtisal etmek, emirlerini buyruklarını yerine getirmek, yasaklarından kaçmak, Allahü teâlâyı tazim etmek, ona gereken saygıyı göstermek manasına geliyor.

Cenab-ı Haktan korkmak, başka şeylerden korkmaktan çok farklıdır. “Haşyet” dediğimiz Allah korkusu, Allahü teâlâya insanı yaklaştırır. Onun için sevgiyle adeta mülemma, onunla içli dışlı olmuş bir duygudur bu korku. Allahü teâlâya karşı olan korku insanın marifetullahından, Allahı tanımasından kaynaklanan şuurlu bir duygu ve anlayıştır, idraktir. Onun için bu, başka korkularla hiçbir zaman mukayese edilmez. Allahü teâlâdan korkan korkusu arttıkça Cenab-ı Hakka yakınlığı ve kurbiyyeti de artar. Korku nisbetinde kendini Allahü teâlâya daha yakın hisseder ve o nisbette kendisini emniyette ve güvende hisseder. O şekilde kendisini değerlendirir ve böylelikle diğer bütün korkulardan, endişelerden uzaklaşmış olur. İnsan kendisini güven içinde duyar daima. Allahü teâlânın korkusu böyledir.

O gün kadınlar memedeki çocuklarını unuturlar. Hâmile hâtûnlar çocuklarını düşürürler. İnsanlar serhoş olmuşlar sanılır. Onlar serhoş değildir. Fekat, Allahü teâlânın azâbı çok şiddetlidir. 2

İnsanlardan bir kısmı Allahü teâlânın varlığı, birliği, kudret ve azameti konusunda hiçbir bilgi sahibi olmaksızın, mesnedsiz bir tarzda çeşitli münakaşa ve tartışmalara girerler. Ve onlar bu konuda son derece inatçı, gerçeklere karşı direten, şeytanın kendilerine yaptığı bir takım telkin ve iğvalara boyun eyer, ona tabi olurlar. 3

Halbuki Cenab-ı Hakkın takdiri o istikamette gerçekleşmiştir ki, şeytanı seven, onu dost edinen kimseyi mutlaka sapıttırır. Onu şiddetli ateşi ve dehşetli sıcağı olan Cehennem azabına sevkeder. 4

Ey insanlar ! Eğer öldükten sonra dirilmekten şüphede iseniz, bilin ki ne olduğunuzu size açıklamak için şüphesiz biz sizi topraktan, sonra nutfeden sonra bir alekadan sonra yapısı belli belirsiz bir et parçasından yaratmışızdır. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartırız, sonra sizi, olgunluk çağına erişmeniz için bırakırız. Bununla beraber kiminiz öldürülür, kiminiz de önceki bilgisinden sonra, hiçbir şey bilmemek üzere, ömrünün en fena zamanına ulaştırılır. Bir de yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz onun üzerine su indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır ve her güzel çiftten bitkiler bitirir. 5

İşte bunlar, Allaha iman ve teslimiyyetin, Allahın güç ve kuvvetinin, Allahın varlığının vücud ve vahdaniyyetinin, varlık ve birliğinin hak olduğunu, gerçek olduğunu isbat eder. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve o her şeye kadirdir. 6

Kıyamet ise şüphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir. 7

İnsanlardan kimi de vardır ki ne bir bilgiye, ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır. 8

Demek ki Allah mevzuunda insan herhangi bir şey söyliyecekse, söylediklerinin ilime, irfana belli bir hedefe, belli bir delile dayanması lazımdır. Onları belli bir esasa dayandırmıyan kimsenin söylediklerinin hiçbir değeri yoktur. İlme ve irfana istinad etmiyen görüşler boş görüşlerdir.

Allah yolundan saptırmak ve şaşırtmak, Allah yolundan uzaklaştırmak için büyüklük taslayarak, kendini beğenmiş, bir eda ile Allah hakkında tartışmaya kalkar. Dünyada ona bir rezillik vardır. Kıyamet gününde ise ona cehennem azabını tattıracağız. 9

Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir" denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir. 10